Işık

Anlam Ayrımı Bulunmuyor.

2016 yılında @kültürsüz dinazor tarafından açılan bu başlık 1 entry ile zenginleşti ve 142 defa ziyaret edildi.

3 dakikada okunabilir.

Işık


Bir çoğumuz "ışık" kelimesini duyduğumuzda, aklımıza ilk gelen şey karanlık ortamları aydınlatmak için kullandığımız lamba, yazları sıcaklığını ve göz alan ışığını üzerimize doğrultan güneş veya kışları ısınmak için yaktıgımız sobadan cıkan ates oluyor.
Işık bütün canlılar icin hayati önem tasıyan bir enerji formudur.
Aslında; göremediğimiz ve hatta farkında bile olmadığımız ama hayatımızın en tepesinde yer alan bir enerjidir.



Isınmak için kullandığımız kaloriferlerin göndermis olduğu kizilötesi ışınım, kullandığımız radyo, televizyonlar veya cep telefonların gönderdiği radyo dalgaları, evlerimizde yemeğimizi hızlı ısıtmak icin kullandığımız mikrodalga fırınlar vs. vs. bunları da ışık veya ışınım olarak adlandırabiliriz.

Hatta infrarot gözlükleri de verilen ısı enerjisine dayalı olarak çalışmaktadır.

Bizim ışık olarak adlandırdığımız kısım görebildiğimiz ışıktır. Yani 380 nm ile 780 nm arasında olan dalga boyu yada ultraviyolet (mörötesi) ile infrarot (kizilötesi) ışınımlar arası olan ışınımları görebiliriz.



Görebildiğimiz ışıga aynı zamanda beyaz ışık da diyebiliriz. Tayfta bulunan (bkz. yukarıdaki tabela) renklerin birleşmesi ile beyaz ışık olusur. Yani ışığı optik bir filtre ile bükerek veya prizma ile kırarak parçalayabiliriz.



Işık dalga boyunun uzunluğuna göre farklı renkler verir.
Örneğin; "bitkiler neden yeşildir?" sorusunu bir çoğumuz kendi kendine sormuştur.
Bitkilerin fotosentez yapması için gerekli olan kloroplastların yeşil renge sahip olduğundan dolayı olduğunu da bir çoğumuz öğrendik.

"Peki kloroplast neden yeşildir?"



Elektromanyetik tayfta (bkz. yukarıdaki tabela) ışığın en yoğun olduğu kısım tayfın ortasında yer almakta. O da yaklaşık olarak 550 nm dalga boyuna denk gelmekte. Bu dalga boyu da yeşil renge sahiptir. Kloroplastlar bütün ışığı soğurup; yeşil rengi reflekte ederler.
Daha açıklayıcı olması için;
Kloroplastların özellikleri ışığın sadece belli bir bölümünü almaları. Bu da mavi ışık (400-500 nm) ve açık kırmızı (600-700 nm) olan alan. Yeşil olan kısımda aynı koyu kırmızı olan alan gibi soğurma boşluğu bulunmakta. Eğer yapraklardan yansıyan ışık optik bir filtre ile filtrelenirse; o zaman geriye sadece koyu kırmızı renk kalmış oluyor.
Bu konu hakkında daha fazla bilgi için;

Işıgın vakum içindeki hızı 299 792,4574 ± 0,001 km/s dir, bu da 1973 yılında Boulder Grubu´nun ölçümüyle ispatlanmıştır. 1983 yılından beridir Türkiye´nin de 1875 yılından beridir üyesi olduğu CGPM * tarafından 299792,458 km/s sabitleştirilmiştir.
Normal günlük görmüş olduğumuz ışık hızı ise vakumdaki ışık hızından daha azdır.



ortamdaki ışık hızı = vakumdaki ışık hızı / ortamın kırılma indisi formülüyle hesaplanır.

Örnek olarak bir kaç kırılma indisi: * vakum: 1
hava: 1,000298
su: 1,3
cam: 1,6

#bilim