• Henüz bilgi girilmedi.

    Hakkında

  • 47

    0 0 1

    Entry

  • 138

    Medya

  • 79

    Etiketler

  • 42

    Duygu

  • 58,631

    Okunma

Safewaterafrica Projesi

Neptün'de Elmas Yağması

Neptün güneş sistemimizin en dışında yer alan gezegendir. Bilim insanları Neptün´ün fiziksel durumunu laboratuvar ortamında oluşturdular ve Neptün´de gerçekten elmas yağmurları oluştuğunu söylüyorlar. Teori: Astrofizikcilere göre Neptün ve hatta Uranüs sert bir çekirdeğe sahipler. Bu gezegenlerin çekirdekleri sık tabakalardan oluşmakta. Tabakalar da hidrokarbonlar, amonyak ve su ile örtülü. Bilim insanları bu gezegenlerin içerisinde yüksek basınçlar olacağı konusunda spekülasyonlar yapıyorlardı. Bu yüksek basınçlar hidrokarbonları birbirinden ayırabilirler, daha sonra kristallestirerek elmas haline dönüştürebilirler. Elmaslar da daha sonra gezegenin icerisinde doğru düşerek hareket ederler, yani yağmur gibi eşit miktarda yağarlar. Deney: 2017 yılında bilim insanları plastik olarak kullandığımız, sadece karbon ve hidrojenden oluşan polistirolü kullandılar. Polistirolü Neptün´ün atmosferini oluşturan madde olarak kullandılar. Madde içerisine iki adet şok dalgası gönderildi. Bunlardan bir tanesi çok güçlü bir lazer, diğeri de SLAC-röntgenlazer kaynağından gönderildi. Bu şekilde plastik içerisinde 1,5 milyon barlık (*: 2000 adet filin üst üste 1cm²´lik alanda durması gibi)basınç ve 5000°C değerinde sıcaklık oluştu. En çok elmas oluşumu iki dalganın kesiştiği an oluştu. Bu oluşumu anında kayıt ettiler. Almanya´nın Dresden kentindeki Helmhotz-Merkezi´nin açıklamasına göre; "Deneylerin gösterdiğine göre; hemen hemen bütün karbon atomlari nanometrik büyüklüklerde elmas yapılar oluşturdular." Neptün´de laboratuvar şartlarında oluşturulan elmaslardan daha büyük elmas parçalarının oluşabilecegini ve bu elmasların binlerce yıl boyunca yavaşca gezegenin çekirdeğine dogru hareket edeceğini söylemekteler. video: Kaynak #bilim
tagesschau - #gutzuwissen: Regnet es auf dem Neptun Diamanten?
#gutzuwissen: Regnet es auf dem Neptun Diamanten?

Antarktika'da Kayıp Kıtaların İzinin Bulunması

Antarktis´teki o güçlü buz kütlelerinin altında nelerin saklı olduğunu görmek çok zor. Ama jeologlar yerçekimi anomalisi sayesinde güney kutbunun platentektoniğini açığa çıkarttılar. Antarktis´teki buz kütlesinin altında büyük arazilerin ve büyük vadilerin veya saklanmış dağların olduğu ortaya çıkartıldı. Büyük buz kütleleri yüzünden tam olarak formlarının ne olduğu bilinmemekte. Bu yüzden jeologlar bu kompleks levha tektoniği yapılarının hakkında pek birşey bilmemekteler. ESA´ya ait olan GOCE-sateliti sayesinde yerçekimi alanındaki lokal dalgalanmalardan faydalanarak buz kütlesinin altının nasıl göründüğünü açığa çıkarttılar. GOCE verileri ve sismolojik analizler ile global levha tektoniğinin üç dimenziyonlu resmi geliştirildi. Hatta Antarktis´in altı da buna dahil. British Antarctic Survey´den Fausto Ferraccoli "Doğu Antarktis´te ilginç jeologik formasyonlar görüyoruz. Temellerinde Antarktis´in kabuğunun diğer kıtalar ile 160 milyon yıl önce bağlı olduğu yerler görünmekte." © Kiel University/BAS Batı Antarktis oldukça ince bir kabuğa sahip. Kıtanın batı kısmı dağlık katlanmış plaka parçalardan ve çok eski kratonlardan oluşuyor. Bu bölgeler daha çok Hindistan ve Avustralya´ya benzemekte. Buralarla benzemesinin sebebi ise; eskiden bir süper kıta olan Gondvana ile bağlantılı olması ve bu kıtanın 130 milyon yıl önce parçalanmaya başlaması. Avustralya ve Antarktis kıtaları ıse 55 milyon yıl önce birbirlerinden ayrıldılar. Kaynak #bilim #jeoloji #haber

Kanada

Bepicolombo

Büyük Patlama Deneyi

Dünyayı Değiştiren Tesadüf Buluşlar

Renkli Röntgen

Soğan Keserken Gözlerin Yanması

Soğan kesmek aynı zamanda acı çekerek işkence haline dönüşebiliyor. Bıçak ile soğanı doğrarken daha tamamını bile kesmeden gözlerimizden yaş akmaya başlıyor. Bunun sorumlusu iki kimyasal bileşenin birbirleriyle olan reaksiyonu. Soğanı kesmeye başladığımızda, soğanın hücrelerinden açığa çıkan madde gaz oluşturur. Soğanın dışındaki her hücresi, hücre duvarında kükürt içerikli aminoasit barındırır (iso aliin). Hücrenin içerisinde de bir enzim olan alliinase bulunur. Normalde bu iki madde soğan kesilmediği sürece birbirleri ile temas etmezler. Eğer birisi soğanı keserse; bu iki madde birbiri ile temasa geçer ve enzim katalizatör görevi görür. Burada enzim aminoasiti parçalarına böler ve alliisin açığa çıkar. Alliisin hava ve su (nem) ile reaksiyona girer ve burada da propantiyalsulfoksid açığa çıkar. Bu gaz da gözlerimizin yaşarmasını sağlayan tahriş edici gazdır. Bu durum sarımsak için de geçerlidir. Soğan keserken gözlerimizin yasarmasına nasıl engel olabiliriz? - Soğanı otururak keserek gazın direk göze gelmesi engellenebilinir. - Kabuğu soyulmus soğan suya konulur ve su içerisinde iki parça olacak şekilde kesilir. Kesilen kısım, kesme tahtası üzerine konulur ve kesilir. Bu gazın soğanda ne işi var? Bilimadamlarının tahmini; bu gazı oluşturan maddelerin soğan için hayati önem taşıdığı yönünde. Kendilerini fare, sıçan vb. hayvanlardan yenmemek için korumak adına evrim ile geliştirdikleri biyolojik bir silah olduğu düşünülmekte.

Bugatti'nin Yeni Frenleri